Giriş
İşletmelerde güvenliğin sağlanması amacıyla farklı yöntemlere başvurulmaktadır. Güvenlik personeli istihdamı, elektronik izleme sistemleri ve alarm altyapıları bu yöntemlerin başlıcalarıdır. Bununla birlikte, özellikle depo, fabrika ve şantiye gibi alanlarda koruma amaçlı köpek bulundurulması da uygulamada zaman zaman karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada, söz konusu köpeklere ilişkin yapılan harcamaların vergisel niteliği, yani gider yazılıp yazılamayacağı ve KDV’nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı önem kazanmaktadır.
Yapılan Harcamalar Gider Yazılabilir mi?
Kurum kazancının tespitinde indirilecek giderler, 5520 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesi uyarınca Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre belirlenmektedir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesinde ise ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin indirilebileceği düzenlenmiştir.
Ancak uygulamada asıl tartışma, bu hükmün nasıl yorumlanacağı noktasında ortaya çıkmaktadır. Zira her harcamanın “işle ilgili” olduğu iddiası tek başına yeterli değildir. Aranan temel unsur, gider ile ticari faaliyet arasında doğrudan ve açık bir illiyet bağının bulunmasıdır.
İdarenin Yaklaşımı: Özelgeler Ne Söylüyor?
İdarenin konuya yaklaşımına bakıldığında, koruma amaçlı köpek harcamaları açısından oldukça net bir çizgi bulunduğu görülmektedir. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 22.08.2012 ve 10.11.2016 tarihli özelgelerde, şirket aktifinde bulunan bina veya deponun güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılan köpeklerin bakımı, beslenmesi ve barınmasına ilişkin yapılan harcamaların gider olarak dikkate alınabileceği ifade edilmiştir.
Bu özelgeler birlikte değerlendirildiğinde, idarenin yaklaşımının oldukça pragmatik olduğu söylenebilir: Eğer köpek gerçekten güvenlik fonksiyonu icra ediyorsa, yapılan harcama da ticari faaliyetle ilişkilendirilebilmektedir. Başka bir ifadeyle, köpek burada bir “evcil hayvan” değil, işletmenin güvenlik sisteminin bir unsuru olarak değerlendirilmektedir.
Bununla birlikte, dikkat edilmesi gereken önemli bir husus da köpeklerin işletme ile ilişkisinin açık şekilde ortaya konulabilmesidir.
KDV Yönünden Değerlendirme
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29’uncu maddesi indirim hakkını tanımakta; 30/d maddesi ise gelir veya kurumlar vergisi açısından indirimi kabul edilmeyen giderlere ait KDV’nin indirilemeyeceğini hükme bağlamaktadır.
Dolayısıyla, köpek harcamaları gider olarak kabul ediliyorsa, bunlara ait KDV’nin de indirim konusu yapılabilmesi mümkündür. Buna karşılık, gider olarak kabul edilmeyen harcamalara ilişkin KDV’nin indirim konusu yapılması mümkün değildir.
Hangi Harcamalar Gider Olarak Kabul Edilmez?
Özelgelerde yer alan açıklamalar çerçevesinde, koruma amaçlı köpeklerin işletme faaliyeti ile doğrudan ilişkisinin bulunması gerekmektedir. Bu ilişkinin kurulamadığı durumlarda yapılan harcamaların gider olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Örneğin, işletmenin aktifinde yer almayan veya işletme faaliyetinden bağımsız şekilde beslenen köpeklere ilişkin harcamalar ile yardım amaçlı yapılan harcamalar gider olarak değerlendirilemez. Nitekim organize sanayi bölgelerinde, fabrika çevresinde bulunan sahipsiz hayvanlara yönelik yapılan harcamalar bu kapsamda değerlendirilebilecektir.
Uygulamada en çok tereddüt edilebilecek alan da burasıdır. İşletme sahibinin şahsi kullanımına yönelik olarak beslenen bir köpeğin giderlerinin işletmeye yansıtılması, ofis ortamında daha çok evcil hayvan niteliğinde bulunan köpekler için yapılan harcamalar veya prestij/motivasyon amacıyla katlanılan giderler, çoğu durumda ticari kazançla ilişkilendirilememektedir.
Sonuç
Koruma amaçlı köpekler için yapılan harcamaların vergisel niteliği, tek başına harcamanın türüne bakılarak değil, somut olayın özellikleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. İdarenin yaklaşımı, güvenlik amacı açık ve tartışmasız olan durumlarda bu tür giderlerin kabul edilebileceğini göstermektedir. Ancak bu kabulün temel şartı, harcama ile ticari faaliyet arasında açık ve güçlü bir illiyet bağının kurulabilmesidir. Aksi durumda, gider reddi ve buna bağlı KDV indiriminin de reddi gündeme gelebilecektir.
Bugün geldiğimiz noktada, dijital güvenlik sistemlerinin yaygınlaştığı bir ortamda, köpek gibi geleneksel güvenlik unsurlarının dahi vergisel tartışmalara konu olması, gider kavramının ne kadar fonksiyonel bir şekilde yorumlandığını göstermesi bakımından dikkat çekicidir.
(*Bu yazıda yer alan açıklamalar yazarın kişisel değerlendirmelerini yansıtmakta olup, görev yaptığı kurumu bağlamaz ve kurum görüşü olarak kullanılamaz. Yazı; hukuki görüş, idarenin bağlayıcı yorumu veya resmi bir açıklama niteliği taşımamakta olup, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Mevzuatta meydana gelebilecek değişiklikler nedeniyle güncel durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.)


